Diyarbakır'da kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni dere kenarında bulunan 8 yaşındaki Narin Güran'ın cenaze aracı adli tıp kurumun'ndan çıkarıldı
Narin Güran cinayetinde ilk itiraf geldi! Muhtar çuval içinde cesedi bana verdi! İşte gizli tanığın ifadesi


Türkiye'nin gündeminde Diyarbakır'da kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni dere kenarında bulunan 8 yaşındaki Narin Güran var.

Tüm Türkiye küçük kız için üzülürken Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsisi sona erdi.

8 yaşındaki çocuğun deforme olmuş bedeni, 13 kişilik uzman ekip tarafından incelendi.

Otopsi ise yaklaşık 10 saat sürdü.

Adli Tıp Kurumu'ndan gelen ön raporun detayları ise belli oldu.
Rapora göre Narin'in boynunda boğma izi bulunduğu, 15 gün suda kaldığı ve ayağında kırık olduğu tespit edildi.

Cansız bedeni bulunan Narin'in bedeninde ilk bulgulara göre de kesici bir aletle öldürüldüğü bilgisi yer almadı.
Ayrıca ilk bulgulara göre Narin'in, boğularak öldürüldüğü üzerinde duruluyor.

Vücuttaki kırıkların ise cesedinin üzerine konulan kayalar sebebiyle olduğu iddia ediliyor.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Tavşantepe Mahallesi Muhtarı ve aynı zamanda Narin Güran'ın amcası S.G, 2 Eylül'de çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.

Soruşturma kapsamında, aralarında Narin Güran'ın annesi, babası, iki ağabeyi, dört amcası ve tutuklanan amcası S.G'nin eşinin de bulunduğu 24 kişi gözaltına alındı.

Otopsisi tamamlanan talihsiz kızın bedeninin, Adli Tıp Kurumu'ndan alınarak doğduğu ve öldürüldüğü köyde toprağa verilecek.

Alınan son bilgiye göre ise; otopsisi tamamlanan küçük kızın cenaze aracı Adli Tıp Kurumu'ndan çıkarıldı.

Bunun ardından ilk itiraf geldi...

"MUHTAR CESEDİ ÇUVAL İÇERSİNDE BANA VERDİ"

Sabah.com.tr'nin haberine göre, Soruşturmasında kapsamında gözaltına alınan bir kişi, "Muhtar cesedi çuval içerisinde bana verdi. Çuvalı alıp dereye götürdüm" dedi.

Ayrıca Narin'in bedeninden 91 numune alındığı, çuvalda sol bacağının diz kısmından kopuk olduğu, kemik parçalarının da İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderildiği öğrenildi.

Sabah'tan Halit Turan'ın paylaştığı bilgilere göre, cinayetle ilgili önemli itiraf sonrasında soruşturma derinleştirildi.

Yapılan otopsi işleminde Narin'in bedeninden 91 numune alındığı, çuvalda sol bacağının diz kısmından kopuk olduğu, kemik parçalarının da İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderildiği öğrenildi.

İşte gizli tanığın ifadesi:
Mezarlıktan Tavşantepe Mahallesi'ne doğru çıkan Akkedüşeli Köy'ün iç yolunda Salim Güran ile karşılaştım. Burada içme suyu ile ilgili bir şey söyleyeceğini düşünerek bekledim. Sonra muhtar aracından indi, benim yanıma geldi. Ben de araçtan indim.

Daha sonra aracın ön koltuğunda bulunan battaniyeye sarılı bir şeyi göstererek 'bunu yok edeceksin' dedi bana. Ben de gösterdiği şeyin yanına yaklaştım ve bakınca battaniyeye sarılı vaziyette hareketsiz yatan bir insan olduğunu gördüm. Ben insan olduğunu görünce şaşırdım ve tereddüt ettim. Salim Güran, bana "Aileni iyi düşün. Sana 200 bin lira para veririm" dedi. Tabi bu sırada etrafımızda kimse yoktu.

NARİN'İN BOYNUNDA KIZARIKLIKLAR VARDI
Sonra bana "aracında torba var mı"? dedi. Ben de aracın bagajından rengini hatırlamadığım bir çuval çıkartarak Salim'e verdim. Battaniyeye sarılı çocuğu alıp çuvalın içerisinde birlikte koyduk. Bu esnada çocuğun üzerine siyah tişört ve şort vardı. Üzerinde asılı küçük bir çanta vardı. Sağ kulağının arkasında, boyun bölgesinde bir kızarıklık vardı.

Çuvala çocuğu yerleştirdikten sonra, çuvalın ağzını orada bağlamadan aracımın arka koltuğuna ayak paspasının olduğu yere koydum. Göl diye tabir ettiğimiz 'Eğritutmaz Deresi'ne doğru götür' diyerek eliyle orayı işaret etti. Ayrılırken Salim Güran'ın ne yaptığına bakmadım. Direkt olarak mezarlığın yanından giderek villalar mevkine doğru gittim.

Yolda giderken pişmanlık duydum ancak aldığım şeylerin de kurtulmamın gerektiğini düşündüm. Derenin yanındaki stabilize yoldan aşağı inerek uygun bir yere baktım. Aracımı derenin kenarına durdurdum. Çuvalı aracımdan alarak elime aldım. Çocuğun tüm vücudu çuvala sığmıştı.

Çocuğun ayağının kesik olup olmadığını hatırlamıyorum. Çünkü çok telaşlıydım. 8 Eylül tarihinde Narin Gürhan'ın bulunduğu yere inerek ip aradım. İp bulamayınca çocuğun çantasının ipi aklıma geldi.

Çantanın ipini sökerek çuvalın ağzını bağladım. Ağacın yanında çok derin olmayan bir yer buldum. Burada biraz su vardı. Çuval birisi tarafından bulunur diye düşünerek üzerine bir taş koydum.

"Taşın büyüklüğü yaklaşık 15-20 kilo civarındaydı. Yanında da birer taş vardı. Üzerine çalı koymadım. Çünkü üzeri kapanmıştı. Daha sonra buradan çıkarak aracıma bindim. Stabilize yoldan çıktıktan sonra baldızımın evine gittim."
İtirafçı olarak olayı anlatan N.B., jandarma ve savcılık gözetiminde küçük kızın bulunduğu yere getirildi. Eğertutmaz Deresi'nde Narin'in gömüldüğü yere getirilen itirafçı N.B., savcı ve jandarmaya Narin'i nereye ve nasıl gömdüğünü anlatarak, yer göstermede bulundu.

Öte yandan Diyarbakır Adli Tıp Kurumu'nda 14 kişilik uzman ekip tarafından yapılan 11 saat 10 dakika süren detaylı otopsiden sonra ağabeyi Baran Güran ile yakınlarının cenazesini aldığı Narin'in minik bedeni belediyeye ait cenaze aracıyla araç konvoyu eşliğinde Tavşantepe köyüne getirildi.

KÜRTÇE AĞITLARLA TOPRAĞA VERİLDİ
Narin Güran'ın minik cansız bedeni köy mezarlığına getirildiği esnada arkadaşları, yakınları gözyaşlarına boğuldu. Narin için yakınları ağırlar yakıldı. Küçük Narin, daha sonra aile mezarlığında Kürtçe ağıtlar yakılarak toprağa verildi.

Ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen bir başsavcı vekili ile iki savcı tarafından yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 24 kişinin ifade işlemleri de Bağlar İlçe Jandarma Komutanlığı'nda devam ediyor.

KESİN ÖLÜM NEDENİ 7-10 GÜN İÇERİSİNDE BELİRLENECEK
Narin'in kesin ölüm nedenin ise, Diyarbakır Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı ile İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın yapacağı detaylı incelemelerin ardından tespit edileceği belirtildi.

OKUL NARİNSİZ AÇILDI
Narin yaşasaydı bugün 3'üncü sınıfa gidecekti. Tavşantepe köyünde eğitim öğretim bugün Narinsiz başlarken, okulda hüzün ve gözyaşı hakimdi.