Koltuk Sevdası Nasıl Bir Şey
Koltuk kelimesi bir makamı temsili olarak kullanılır. Adı bile bir gücü, bir cazibeyi temsil eder.
Bir masa, bir mühür ve bir de koltuk sahibi olan ‘’Sultan’’ bilinir. Mühür kimde ise Sultan o’dur sözü meşhurdur.
Onun için, bir koltuk uğruna ne şimşekler çakıyor. Nice vicdanlar sönüyor. Nice dostlar feda ediliyor.
Koltuk sevdası yaşanırken istişare kültürü bile geliştirilir. Yalnız küçük bir ayrıntı ile. İstişare yapılırken hep keser kullanılır, testereye hiç ihtiyaç kalmaz.
Nasıl bir şeydir bu koltuk sevdası desem? Belki derler, tatmayan bilmez! Belki de bu sevda anlatılmaz, yaşanır!
İnsan ömrü dediğimiz hayat yolculuğu, imtihanlarla doludur. Varlık-yokluk, hastalık-sağlık, bela-musibet, makam-mevki gibi örnekleri çoğaltabiliriz.
Gerçek insanın yapısı, sadakati ve inancı böyle zamanlarda belli olur. Varlık-yokluk, makam-mevkide.
Kimisi yoklukta, hastalıkta, gariplikte sabreder. Kimisi varlıkta, sağlıkta, makam-mevki de azar-tozar, yükseklerden bakar.
Her konuda olduğu gibi sevgili Peygamberimizin (sav) hayatında bizim için alınacak pek çok örnekler vardır.
Nitekim bir âyet de; ‘’Andolsun, Allah’ın Resulünde sizin için; Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.’’ (Ahzâb-21)
Peygamberimiz (sav) Uhud Savaşında vadiye yerleştirdiği okçulara ‘’benden emir almadıkça yerlerinizi terk etmeyiniz’’ emrini vermişti.
Bu savaşta Müslümanlar peygamber efendimizin sözünü dinlememişler ve bu durum kazanılmakta olan savaşın kaybedilmesine neden olmuştur.
Vadiye yerleştirilen okçular, Peygamberimizin emrine itaat etmeyip ve nöbet yerini bırakıp ganimet toplamaya başladılar. Arkadan dolanan düşman süvari birliğince etrafı sarılan sahabe, iki taraftan da sıkıştırılarak hezimete uğramıştı.
Okçuların ganimet ve dünyalık sevdaları, İslâm ordusunun yenilgiye uğramasına ve Müslümanların felakete düşmesine sebep olmuştur.
Bireysel menfaat peşinde koşmak, bir ordunun savaşı kaybetmesine sebep olduğu gibi peşinde koşulan şahsi menfaatin de elden gitmesine sebep olur. Bundan doğacak kayıpta sadece o hatayı yapanlar değil tüm toplum zarara görür.
Fî tarihinde bir zatı muhteremden dinlemiştim. Demişti ki; ‘’İnsanoğlunda yaratılıştan gelen yetmiş küsur haslet vardır. İnsanı en son terk edeni, makam ve mevki hırsıdır.’’
El-Hak, doğrudur. Nice insanlar vardır, nokta kadar dünyalık menfaati için, virgül kadar kıvrılırlar. Geçici dünyalık saltanatı için her renk boyaya bürünürler.
Nice insan türleri vardır ki; pek çok insanın omuzları üzerinde maksuduna ulaşmak için ter döker, ter döktürürler. Menzile vardığında yüzünü görmek için üç gün kapıda bekletirler.
Hele-hele telefonlar akıllılaşalı bu iş daha da kolaylaştı! Teknik bir sürü mazeret üretilebilir! Ama kaz gelecek bir yerden ise bu akıllı telefon konuşurken bile sana haber verir, anında ol kişiye dönülür!
Derviş Yunus ne güzel söylemiş;
Mal sahibi Mülk sahibi -Hani bunun ilk sahibi
Mal da yalan mülk de yalan -Var biraz da sen oyalan.
Aslolan her halükârda Hakkın rızasına nail olmaktır. Bâki kalan şu gök kubbede hoş bir seda bırakmaktır.
Abdullah YADİGAR - 27/01/20
Sahabe-i Kiram efendilerimizden bazılarını mal mülk dünyalik peşinde koşan, yağmacı, başkasının hakkına göz diken kişiler olarak düşünmek konuşmak yazmak tedavi edilemez sonuçlara sebep olur ki ben hocamızın bu niyetle yazmadığına eminim. O bakımdan yazının o kısmını düzeltmesi çok güzel olacaktır. Ben kardeşlik görevimi yaparak durumu açıklamaya çalıştım.
Yanıtla (1) (0)Selam ve dua ile...
4- Sahabe-i Kiram efendilerimiz hırsızlık yada yolsuzluk yapmayacaklarina göre geriye kalan tek ihtimal (ki aklı başında tüm uzmanlar bu şekilde anlatır) "savaş kazanıldi " zanniyla ve tamamen iyi niyetle arkadaşlarına yardım edelim diye yerlerini terketmislerdir. Dünyalik menfaat mal hırsı vs sözkonusu bile olamaz. Yanlış olan şey nolursa olsun benden haber almadan yerinizden ayrılmayın emrine uymadaki zaaftir.
Yanıtla (1) (0)1- savaşta toplanan ganimet toplayanın olmaz. Bir usule göre herkese taksim edilir.
Yanıtla (1) (0)2 - bu usule göre taksimat yapılmazsa peygamber Efendimiz usulsüzlük yapmış olur ki bu imkansızdır.
3- Sahabe topladığı ganimeti bu usule aykırı olarak kendileri için başkalarından Habersizce ceplerine atacak olsa hırsız olmuş olur ki bu da imkansızdır. Çünkü hepsi gökteki yıldızlar gibidir hangisine uysaniz kurtuluşa erersiniz diyor Efendimiz SAV
Hocam selamlar. Güzel bir yazı ama çok büyük bir yanlış var bence düzeltilmesi şart. Saygısızlık olarak düşünmeyin.
Yanıtla (1) (0)Uhud savaşında yerlerini terkeden okcular ganimet ve dünyalik menfaat peşinde oldukları için yerlerini terk ettiler diye yazılmış ve dünyalik menfaat peşinde koşanlara örnek gösterilmiş . Halbuki burda gözden kaçan bir kaç nokta var.